1 Mayıs 2011 Pazar

Dünya'da Sıkışıp Kalmak

Yüksek Sadakat ilk provasını yaptı. Vokallerde hiç sorun yok, şovda da Dünya'ya sıkışıp kalma ve müzikle onun içinden sıyrılma teması var. Şimdi videosunu koyarsam "yahu bu ne saçmalık" diyecek çok, daha hareketler tam oturmadığından, ekranda ne kadar güzel durabileceğini gösteren bir kaç fotoğrafla yetiniyorum.

Bence güzel olacak. Ama daha da beklemek lazım. Birkaç beğendiğim yorumda; finale rahatlıkla çıkacağından, şovun da akılda kalıcı olduğundan, Kenan Vural'ın karizmatikliğinden bahsediliyordu. Tabi beğenmeyenler de var. Favoriler arasında gözüktüğümüz anket bulmak zor, belki de imkansız.
Yüksek Sadakat'in gidişatının geçen seneki maNga'ya bu kadar benzemesi beni korkutuyor. "Gene aynı şeyi mi göndermiş bunlar" yargısından kaçmamız önemli insanları cezbetmek için, ama koreografın aynı olması pek yardım etmemiş gibi bu konuda. Benzer bir tavır var. Arkada bir robot, insana dönüyor; arkada bir lastik kız, sıkıştığı yerden çıkıyor... Önde grup çalarken arkada bir hatunun hikayesinin anlatılması... Tabi koreografı da bu konuda Eurovision'un 6 kişi kuralı kısıtlamış olabilir. Yine de, bence çok güzel olacak.

Sonları benzesin de... Neticede hazırlık süresince görmezden gelinen We Could Be The Same, sahnede devleşmişti. Seyirciler yine ölü gibiydi o ayrı... Yüksek Sadakat'i destekleyen büyük bir gurbetçi grubunun (o sırada, seyirciler arasında) performansı daha da unutulmaz kılmasını ve YS'nin ilk 7-8 belki 5 içerisindeki yerini almasını gönülden diliyorum. Onlar sonuncu olsa da ben dinlerim de, kötü derece almaları zaten başlarına üşüşmüş beğenmemeyi iş edinmiş insanları mutlu eder. Gerçi bu insanlar kusur bulmak için 2.liğe bile laf ederler... Sanki Eurovision'un üç büyüklerindeniz de sürekli ilk 3'te olmalıyız....

Bol şans, iyi çalışmalar, arkanızdayım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder