27 Şubat 2011 Pazar

Letonya - Musiqq - Angel In Disguise



Fena bir şarkı değil aslında. Dinlersin, kanalı değiştirmezsin. Blue da bundan iyi bir şarkıyla çıkmaz herhalde. Ama çok iyi, çok orijinal demek de yersiz.
"Tebdili kıyafette melek, ilgimi çekmiyor işte, sıkıldım melekten ve biraz daha gitar görmek de istemiyorum!" tepkisi doğurdu bende, nakaratına eşlik etmek içimden gelmiyor bu nedenle.
Angel in disguise ve angel in the skies ne kadar benzer okunuyor di mi..

Sırbistan - Nina - Caroban



Türk filmi izliyor gibi oldum. Taytlar çok güzel, hatunun ses güzel. Ama bütünde öyle çok güzel bir durum yok ortada. Örovizyon deyilip geçilesi. Anadil kullanımı nedeniyle tebrik ediyorum. Ama Caroban ne demek anlamıyor ve sinir de oluyorum. Mayıs'a doğru tercümesine de bakarım şarkının ama çok ulvi bir hikaye anlatıyor gibi durmuyor.

Ukrayna - Mika Newton - Angel


Ben de diyordum: Bu Eurovision'da klişe, sıkıcı balladlar bol olur, bu sene pek duymadık, hayırdır inşallah... Ama yok, Dünya'nın sonu 2011'de gelmeyecekmiş, 2012'den hala emin olmasam da.
Bir de şunu eklemek lazım: Eurovision'un melek yavşaklığından utanıyorum. "Ne derdiniz var meleklerle? Ne medet umuyorsunuz onlardan? Niye kitchleştirdiniz bu kadar onların güzelim kanatlarını? Michelangelo mu sanıyorsunuz kendinizi bulaşıyorsunuz bu güzelim yaratıklara?" Gibi pek çok sorum var. Hadise dahil eeeeencıl'lı Eurovision şarkısı yapmış ve yapacak herkese.

Adında Mika ve Newton geçen birinden insan daha çok şey bekliyor, ama bu şarkıda çok bir şey yok. Aynalarla bir şov yapılacak galiba, Ani Lorak yengemizin yaptığı gibi.. Ne diyeyim, yolu açık olsun.

Danimarka - A Friend In London - New Tomorrow



Live It Up Supernatural soundtrack'inden çıkmış gibiyse, bu şarkı da Donnie Darko'nunkine konulabilir. Ya da bir REM albümüne. Bunu beğenen şunu da beğendi'ye Indochine de ekleyebilirim sanki.

Neticede, çok dinlenebilir ve hatta sürdürülebilir bir şarkı. Bu 'sustainable' şarkıların arasında (Change- Romanya, dadadam - Finlandiya falan) en sevdiğim oldu. Ama "aaa millet rock seviyormuş madem, e o zaman gitarlı adamlar koyalım"cılık çok yaygın olduğundan, bizimki, Hollanda'nınki, İzlanda'nınki, Finlandiya'nınki, Gürcistan, Bulgaristan... derken, çoğu şarkı elde patlar ve dandik bir pop şarkısı kazanabilir. Yok bu ülkelerin hepsi alt alta üst üste ilk 10'da iyi yerler alırsa, o zaman "Eurovision Rock Contest oldu bu yeaaa :((((" diye çemkirenler çok olacaktır. Hoş tam anlamıyla sert bir rock yok ama, maaşallah, hatun bacağından çok gitar göreceğiz gibi.

Hatun bacağı demişken, Londra'daki Bir Arkadaş'a o saç kesimini hangi berbere borçlu olduğunu sormak istiyorum. Lütfen kessin bak, orijinal desem değil, güzel desem değil, yakışıyor desem hayır, çılgın da değil, sadece çirkin.

Yoksa şarkıyı çok sevdim, öyle aşık olmadım, ama sevdim. Afferim.

Moldova - Zdob şi Zdub - So Lucky


Moldova geçen seneki gibi çok dağınık bir şarkıyla katılıyor, sahnede birşeyler var ama hiçbirşey yok. Dolayısıyla ne desem diyemiyorum. Kaliteli değil kesinlikle. Öyle hiç dinlemem de değil, belki açar "sooo lakiii" diye bağırırım. Neticede biraz eğlenceli, özellikle sonlara doğru; ama geçen sene zar zor finale çıkan ülke için bu sene işlerin daha da zor olduğunu hissediyorum. Beni yanıltın bakalım!

26 Şubat 2011 Cumartesi

Estonya - Getter Jaani - Rockefeller Street


1273 ne ola ki?
Fena bir şarkı değil, hatta iyi. Yine de bir düzenleme daha gerekir diye düşünüyorum. Mayıs geldiğinde, provalar başladığında, ilk 5 için ciddi bir rakip olur mu, yoksa sıradanlaşarak kaybolur mu görürüz.
Ama ben taktım şarkıya, Rockefeller Street bana 30 Rock(efeller)'ı hatırlattı. ShowTime falan diyor, old school Hollywood stars da varmış. Kısacası sanki Eurovision değil de Golden Globe'u sunan yetenekli aktörün, tercihen Jimmy Fallon'ın söylediği bir parodi şarkısı. 1273'nin LOST numarası olmasını bekledim ondan...
Hani dediğim o ki, melodi falan hoş, ama anlam veremedim, bir de arkaplanın daha zenginleşmesi lazım, karaokesini dinlerken de mutlu olmalıyım.
Tabi bu eleştiriyi yapabileceğim kadar güzel bir şarkı. Herkese demem bak bunları :P

Litvanya - Evalina Sasenko - C'est Ma Vie



Sıkıcı bir müzikalin sıkıcı bir parçası olmaktan öteye geçemiyor. Hatta o da olamıyor. Vokal iç gıcıklayıcı. Adının Fransızca olmasından mütevellit, tamamı Fransızca sandım, ama sanırım bir kısmı İngilizce'ydi, emin değilim. Mayıs'ta öğrenirim artık, o zamana kadar bir daha dinlemem.
Üzgünüm Litvanya. "If you really love, the love you say you love really love, then surely that love, would love, then surely that love would love to love you back"i iki senenin ardından hala hatırlıyorum, demin dinledim unuttum Semavi'yi (Böyle okunuyo, valla.)

Avusturya - Nadine Beiler - The Secret Is Love



Avusturya da biraz ara vermişti Eurovision'a, ama bu sene ya "Aaa biz Alamancılar da kazanabiliyormuşuz" düşüncesinden ya da "Yol yakın ya, biletler de o kadar pahalı değil, gidelim bir kendimizi gösterelim" demek için yeniden geldiler.
Elemeler yaptılar ve sonunda Avusturya'nın Christina Aguilera'sını buldular.
Daha pek klasik stil ballad yayınlanmamıştı, iyi oldu bu, çeşitlilik kattı yarışmaya.
O kaa.

25 Şubat 2011 Cuma

TÜRKİYE- Yüksek Sadakat - Live It Up



Ben sevdim, ilk anda hayal kırıklığına uğratmadı, sonraki dinleyişlerimde de uğratmadı.

Kuzey doğu ve Kuzey batı komşularımıza "Ay hiç olmamış, ne klişe bu rock şarkıları" dedikten sonra "Pek de bir orijinal iş çıkarmışız ayol..." diyemeyeceğim, ama az da özgün değil hani. Ha ben Yüksek Sadakat'in güzel melodilerinden duymak isterdim, kendi stillerinde olduğunu söylüyorlar ama tam anlamıyla değil. Eurovision'a uyarlama var, sözlerde, özellikle ritm ve ritmik soundlarda. Dımtıs, evet, dımtıs'tan bahsetmeye çalışıyorum. (edit: yok sanırım klavye o, benden de bu kadar müzik eleştirmeni olur işte :P)

Aksanda hafif bir sorun var, düzelir.

We Could Be The Same'e hiç benzememesi çok önemli. İki sene üst üste rock olmasına rağmen, "Gene aynı şarkıyı mı göndermişler yahu" hissi uyandıracak gibi değil.

Onun dışında, çok şey etkileyecektir şarkının başarısını: Tahminen şova katılan bir dansçı abla olur, o ve sahnenin tasarımı, görselleştirmeleri.. Nasıl iki şarkı arasında yer aldığı falan, bunlar sonra konuşulur.

Ama ben umutsuz değilim. :) Türk halkının çoğu sevmeyecekse, daha da mutlu olurum, kimsenin sevmediğini sevmek, herkesin sevdiğini sevmemek gibi enteresan takıntılarım, muhalif hallerim oluyor arada. Dolayısıyla, en kötü senaryoda bile arkandayım Yüksek Sadakat.

20:19- Ama hakkaten sevdim ya. Laaayf iz biğdiful!
20:25- Hala seviyorum, adamlar sadece müzik değil, hayata soundtrack yapıyorlar, en azından benimkine.

"Live It Up" Açıklanırken...

Şarkımızın adı "Live It Up"mış baylar bayanlar. 19:00'da TRT Müzik'te başlayacak yayın, 19:30'da TRT 1 ekranlarından devam edecek. Eurovision.tv aracılığıyla da izlenebiliyor. Ben de Yüksek Sadakat'in bendeki yüksek hatrı nedeniyle, lansman akşamını dakika dakika yorumlamaya karar verdim. Şarkı hakkındaki ilk tepkilerimi de yazıya dökebileceğim böylelikle.

18:51- TRT Müzik'i açtım, bekliyorum, bu heyecandan doğan enerjiyi odamı toplamak için harcıyorum. Düşünün ne kadar büyük bir enerji! Şimdi Ogün Sanlısoy çalıyor ama demin Demet Akalın vardı... Yıldız Tilbe'nin yazdığı bir şarkıyı okuyormuş, salt okuyabiliyor zaten. O değil de Ogün'den sonra çıkan grubun adını kaçırdım ama hoş bir şeyler yapmışlar sanki, daha iyi olabilirler ama, olsunlar sonra. (Fiks'miş, Şarkı da "Bu Aşk Bizim"miş)

18:59- TRT Müzik enteresan müzik programlarının reklamını yaptı. Magazin türü var, garip garip giyinen TRT korosundan türküler konsepti hala devam ediyor, kendin söyle kendin izle var ama en sevdiğim nostaljik olan oldu...

19:04- Hala reklam...
19:06- Firdevs Hanım'ın sesiyle Norveçli ellerin kremini de görmüş olduk ama hala reklam...
19:08- Başlıyoruz!
19:09- Sunucunun adı Işık. Bunu not edelim, eleştirdiğimiz zaman Işık Abla deriz.

19:10- Genel müdür konuşuyor efenim. Üçün birini seçmişler. 2.liğe bile sevinmeyen hale gelmenin önemini vurguladı, 1. olmasak da doğru düzgün temsil edilmek istiyoruz dedi efenim. maNga gönüllerin 1.siymiş geçen sene. TRT websitesinde bazı isimler önerilmiş, bazılarıyla görüşme yapılmış ama Yüksek Sadakat seçilmiş. Eurovision müdürlüğü varmış bu arada, orada çalışmak istiyorum. Kendi hallerine bırakmışlar grubu, dil mil kararı onlara aitmiş. Elemelerle geçen 4 aylık süreci istememesinin nedeni, 1 yıl boyunca bu konunun konuşulmasını istememesi imiş. Gelişmiş ülkeler buna sıradan bir şarkı-türkü yarışması olarak bakarmış. Tarkan 1 kuruş para talep etmemiş, "İsterseniz eseri ortaya çıkarıp yarışmaya katalım arkadaşları, ama ben bu saatten sonra bu yarışmaya katılamam" demiş.

19:15- Yüksekler konuşuyor. Kutlu Özmakinacı, TRT'nin desteği için teşekkür etti. Onlar için iyi ve tamam bir şarkıymış, ama güzel çocuklara söylenen gibi buna da "Güzel olması yetmez, bahtı açık olsun" denmesi gerekirmiş. Kendi işleri olduğu için fazla değer belli etmek yersiz olurmuş. Live It Up, hayatını yaşa, keyfine bak demekmiş.

19:18- Kenan Vural konuşuyor: "Şarkıya güvenmeseydik, bizim gibi olmasaydı, başka şarkı yazardık. TRT bizi kendi müziğimiz için seçti, biz de kendi kimliğimizi kaybetmemeye çalıştık, öyle bir şarkı istedik. Bizi tanımayan insanlar da belki dinleyecektir ve kitlemiz artacaktır."

19:19- Kutlu: Sahne şovu üzerinde çalışmaya daha başlamamışlar, önce klip çekilecekmiş. Şarkının İngilizce olmasının nedeni, bu dildeki şarkıların bu platformda daha başarılı olmasıymış. Türkçe'yle ilgili sorunlarının olmadığını herkes biliyor zaten'miş.
Eurovision'a katılmak grubun kendisini geliştirmesi için bir fırsatmış.

19:21- Kenan: Henüz turne diyebileceğimiz bir şey yok ortada. Eurovision öncesinde yurtdışında konserler vereceklermiş, yarışmadan sonra da yurtdışında konser vermek istiyorlarmış.

19:22- Kutlu: Türkçe şarkılarımız kadar yoğun değil, ama felsefi bir boyut elbette ki var.

19:23- Kenan: Aksanıyla tatlı, akılda kalan, hoş şarkısı var Lena'nın. Almanya'nın aynı şarkıcıyla katılması avantaj olabilir olmayabilir, göreceğiz. Çok gurbetçimiz var diye çok puan alacak değiliz, jüriler var ama salonda Türk bayrakları görmek bizi ateşleyecektir.

19:25- Genel Müdür: Arkadaşlarımız bu sene birinci olurlarsa gelecek sene bunları koyarız biz.

19:26- Menajer: 12 ülkeye gitmece, sosyal medya, radyolar ve televizyonları kapsayan bir PR çalışması yapmayı planlıyoruz.

19:26- Kutlu: Tüm şarkıları dinlemedik dolayısıyla yarı finalimiz hakkında yorum yapamayız. Ama 1 ya da 2 fark etmez, şarkıdır önemli olan. Tabi politik pozisyona göre oyları paylaştırmaca gerçeği var, o açıdan bakarsak gruba ne olur bilmiyorum ama, iyi bir şarkıysa, şarkımız iyiyse 1. ya da 2. yarı final fark etmez.

19:28- Annesi Eurovision'a katılan Uğur Onatkut: "Sakin olun," dedi annem, "çok eleştiriler olacak, siz kendi işinize bakın."

19:28-TRT Genel Müdürü: "Almanya'ya göçün 50. yıl dönümü, 1.liği oradan almak ne güzel olur!"

19:29- Şarkı için geri sayım başladı!

19:34- Ve, ve ve ve ve ve veeeee...

19:36- SEVDİM!

19:38- Şimdi de güzel diğer Yüksek Sadakat şarkılarını canlı canlı dinlemenin keyfini sürüyorum. Şarkıyla ilgili özel girimle geri döneceğim bebeğim.

Hazırsınız mı?



Efenim, Yüksek Sadakat'in adı açıklanmayan Eurovision 2011 şarkısına bu akşam kavuşuyoruz. Sizi bilmem ama ben çok heyecanlıyım. Bir yandan hayal kırıklığına uğramamak için beklentilerimi yüksek tutmamaya çalışıyorum, diğer yandansa "Yüksek Sadakat bu, her şarkısını sevdim, bunu mu sevmeyeceğim?" diyorum, bakalım ne olacak.
Saat 19:00'da TRT'nin başında olabilirseniz, herkesle aynı anda öğrenirsiniz siz de.
Yok olmadı, internete düşer düşmez blogumda olacak video, merak etmeyin.


Burada şarkının bateri kaydından bir kesit var, ritmi sevdim ben. Bakalım bakalım..

24 Şubat 2011 Perşembe

Bulgaristan - Poli Genova - Na İnat


Kuzey doğu komşumuz Gürcistan'dan sonra, Kuzey batı komşularımızdan Bulgaristan da tatsız tuzsuz bir rock şarkısı göndermeyi tercih etti. Geçen senekine göre daha iyi bir şarkı tabi, Angel Si Ti sıradanlığın kitabı niyetine yazılmıştı sanırım.
İlk sıralara oynamayacağını tahmin etmek zor değil.

21 Şubat 2011 Pazartesi

Bosna Hersek - Dino Merlin - Love in Rewind


Haberi önceden verip yorumu sonraya sakladım.
Çünkü çok karışık duygular içindeyim bu şarkıyla ilgili.
Bosna'yı genelde çok severim, her sene şarkısını beklediğim bir ülkedir. Geçen senekini pek dinlemeyecek de olsam, 2009 tarihli Regina'nın Bistra Voda'sı, ayrıca 2006'nın Lejla'sı arada aklıma düşer. Hatta şu an bahsederken yine düştü. İki üç kez dinledim Lejla'yı ve yine büyüsüne kapıldım... Ha ne diyorduk?

Dino Merlin amca şeker yüzlü, sesi güzele benziyor, ünlüymüş de baya, bizim buralarda da. Ama şovu pek anlamadım. İngilizce aksanını pek sevmediğim ve ayrıca Boşnakça'yı da en az İtalyanca kadar ve belki de daha çok etkileyici bulduğum için, şarkının ana dillerinde olmasını isterdim.

Şimdiye kadar açıklananlar arasında en özgün ve müziğe benzeyen şeylerden biri olması, sirk temasının ne kadar yakışmadığını ve hareketlerin ne kadar antipatik olduğunu görmezden gelmemi engellemiyor. Mayıs'a kadar değişecektir, sonra görüşüm de değişecektir. Umutsuz da değilim ama, umutlu da değilim Bosna'dan yana.

19 Şubat 2011 Cumartesi

İtalya - Raphael Gualazzi - Follia D'Amore



İttalllya geri geldi bu sene.

Gelenekselleşmiş müzik festivali San Remo'da bu sene yarışan şarkılardan birini Eurovision'a göndereceklerini söyledilerdi, biz (eurovision takıntılı insanlar) de finali "şu gitsin, yok bu gitsin" diye izledikti. En azından zevkli bir şovdu, canlıydı müzik bir kere. İtalyan müziğini ve dilini sevenler için ekstra eğlenceliydi. Reklam aralarında Francesco Totti ve Carolina Köstner gibi isimleri, seyirciler arasında Fernando Alonso'yu görmek güzeldi.

Bu şarkının onca şarkı arasında Eurovision için ideal olduğu kanısında değilim ben, ama Rai öyle düşünüyor. E bunca sene uzak kalmışlar, olacak bu kadar yanlış algı.

Fena da değil, dakika sınırı nedeniyle yeniden düzenlenmek zorunda zaten, yarışmanın şartlarını da düşünerek iyi bir şeyler çıkaracaklardır.
Hem Eurovision'a katılacağını öğrendiğinde çok sevindi Rafael Abi, gözlerinin içi gülüyordu. Biz de onunla Eurovision'da Follia D'Amore diyeceğiz, saksofonları dinleyeceğiz.



Bu daaa benim festivaldeki favorim, ve ne mutlu ki tüm olayı kazanan şarkı. Roberto Vecchioni'nin Chiamami Ancora Amore'si. Onu da dinlemenizi tavsiye ederim.

İzlanda - Sigürjon's Friends - Aftur Heim



Bu abilerin enteresan bir hikayesi var. Sigürjon Brink, bu şarkıyı yazıyor, söylemek istiyor, ama ölüyor. Bunun üzerine arkadaşları toplanıp onun hayallerini gerçekleştirmeye karar veriyorlar.
Bu duygusal hikayenin soundtrack'i de çok şeker. "bitibiiiğğ hübülüüüğğ" şeklinde eşlik etmeniz mümkün. (en azından ben öyle yapıyorum.)

Umarım başarılı olurlar, memleketlerinde 2009 2.si Yohanna'yı geride bırakıp seçilmeleri boşuna değil.

Aftur Heim, "Eve Dön" demekmiş efenim.

Malta - Glen Vella - One Life



İçinizden bir ses "Acaba dinlemesem mi?" diyorsa, bu şarkı yerine o sesi dinleyin derim ben. Hani bir Ajdar değil, ama bir Ajdar kadar enteresan da değil. Dinlerseniz ne bir şeyiniz eksilir, ne de bir şeyiniz artar. Hayatınızın sadece üç dakikasını verin buna, ve o üç dakika da Eurovision gecesi olsun.
Bunları diğer pek çok şarkıya da desem yeriydi ama, sanki bu biraz daha hak ediyor.
Öööyle işte.

Polonya - Magdalena Tul - Jestem



Sokakta duysam Eurovision şarkısı derim, öyle bir şey işte, sıradanlık.
Hatun güzel, vokalleri güzel, nakarat fena değil. Ama sıyrılacak ve 1. olabilecek bir şarkı olarak görmüyorum, ilk 10 gibi iyi bir derece gelebilir, göreceğiz.
En azından kötü değil, kanalı değiştirtmeyecek ve bazılarını da televizyon'un içine çekecek büyük bir ihtimalle.

Gürcistan - Eldrine - One More Day



Bu sene aslında maNga'ma özenerek ve Yüksek Sadakat'ime rakip olarak rock grubunu gönderenlere çok feci kırılmayı, saydıkça saymayı planlamıştım ama Gürcistan'a teşekkür ediyorum. Bu vokaller* ve şu haliyle sıradan şarkı ancak bizim kalitemizi vurgulayabilir. Eurovision gecesi çok farklı bir şeye dönüşecektir ve belki de bu ilk izlenimlerimi değiştirebileceklerdir ama, şimdiye kadarki tüm şarkılarını beğendiğim, dinlenilebilir bulduğum Gürcistan, beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı bile.

*youtube yorumlarına bakarsak, yüksek ateşli hastalığı varmış solistin...

İsviçre - Anna Rossinelli - In Love For A While



İsviçre, seni severim bilirsin, hem de çok severim, baya baya severim.
Ama merak etmekteyim, o kadar bilim adamın zeki insanların, araştırmacıların geliştirmecilerin var; kimse mi sana söylemedi neredeyse Lena çakması bir hatuna (tipi çok farklı ama önemli olan tavırlar beybi) "about you/ without you" gibi sözlerin oluşturduğu ucuz gösteren kafiyeler ve nanana nanana'lı bir nakaratla dolu sevimli desem değil demesem bile değil bir şarkıyla; "Highest Heights"la çıkamadığın Eurovision Finali'ne çıkamayacağını?
Uzun cümle kurdum zaten, bunu anlayabildiğini de sanmıyorum, eğer o kapasite olsaydı bu gereksiz ve demode şarkıyı göndermezdin. Bu şikayetim aslında çoğu ülkeye ama, sevdiğimi bildiğin için sana söylüyorum, alınmazsın sen.

İspanya - Lucia Perez- Que Me Quiten Lo Bailao



Hiç sevmedim. Bir 10 saat geçti en son dinlediğimden beri, hatırladıklarımla yorum yapıyorum çünkü yeniden dinlemek istemiyorum. Halbuki ne güzeldi Algo Pequenito ve Daniel Diges...
Bu şarkıdaysa o sevimli oğuğoğoğooo'lar yerine bir garip ve antipatik oğuğoğoğooolar var. Yani, eh, meh, falan.. o kadar.

Hatırlayalım: Blue

Boybandlerin devri geçmiş olabilir, Blue dağılmış ve yeniden toparlanmaya çalışan eski şaşaalı günlerinden uzak bir boy band olabilir, sevgilisi oldukları genç kızlar artık çocuklarını falan seviyordur belki ama Blue Blue'dur ve İngiltere'nin bu yarışma için çıkarabileceği en yüksek profilli katılımcılardan biridir.
Duncan James için de ayrı bir paragraf açmak gerek, iki sene önce UK için oyları verirken bir dakika göründüğünde kalabalığı çıldırtmıştı bu yakışıklı abimiz, yine çıldırtır elbet.
Ben gibi aslında bu grubu sevmeyen hatunu bile heyecanlandırıyor katılımları, şarkıları belirlendikten sonra daha kolay olacak yorum yapmak ama, büyük favorilerden olabilirler.
Bir hatırlayalım hayatımıza daha önce nasıl girmiş bu abi-bend:







Bir de canlı performans:

Finlandiya - Paradise Oskar - Da Da Dam



Bu abi de Dünya'yı kurtarmaya çıkıyor, ve bizi de onunla şarkı söylemeye davet ediyor, dararam dararam.... da da dam.

Daha doğrusu sanırım Peter'a hocası "herkes birbirini ve Dünya'yı öldürüyor" demiş, çok etkilemiş yavrucuğumu, o da çıkmış dışarı işte, dararam.
Fena değil. Başta Tom Dice çakması gibi görülse de, "her gitarlı çocuk Tom değildir" diye izlenince farklı yanları da görülebiliyor, da da dam.
Şarkı da dinledikçe insanı içine alıyor, dararam.
Sevdim gitti, daradaram.

İlla da bir kulp bulacam ya, o ad olmamış abi, gerçek adın mıdır bilmiyorum ama, paradise oskar hiç karizmatik değil.

Hollanda - 3JS - Je Vecht Nooit Alleen



Güzel.
Özellikle son iki senedir berbatlıklarıyla hatırlayabildiğim Hollanda şarkılarının ardından ilaç gibi.
Hatta, bu sene ilk defa bir şarkının sözlerini anlamak istiyorum. Anlayınca Romanya'nın "Gel beraber sürdürebilelim Dünya'yı" manalı şarkısının yolunda çok daha iyi bir örnek olduğunu görüyorum.

Oldukça da beğeni toplamış, farklı listelerde ilk sıralara oynamış seçildikten sonra. Youtube'da da neredeyse 300bin defa izlenmiş şimdiye dek.

Ha öyle abartılacak bir şarkı da değil, fazla orijinal falan değil, ama Eurovision gecesi pırıl pırıl parlayacaklardan.

Şöyle kendimce bir tercümesini yazıyorum, eşlik etmek için kendi dilindeki sözleri istiyorsanız google'a soracaksınız artık. Ya da tabi şuraya tıklayabilirsiniz Hollanda'ca ve İngilizcesi için.

Biliyorsun bebeğim, bazen kötü tarafa bakıyoruz.
Bazen etrafındaki dünya kötü ve soğuk geliyor.
Dünya acı çektikçe sen de zorlanıyorsun.
Ama Güneş bir daha doğmazcasına gözden kaybolsa da
Asla yalnız savaşmazsın

Çünkü zamanın var, sonsuzluk
Hayal gücü senin yanında
Ve biliyorsun, her zaman orada olacağımı

Eğer bana söz verirsen
Verilenin aldındığına inanmaya devam edeceğine dair
En büyük endişende saklı, umut var
Sevenlerin kurtulacağına dair.

Şşşt, aşkım
Endişelisin çünkü sadece gitmiyor,
Rüzgarın kanatlarını götürdüğü yere
Hüznünün üzerinden geçerek

Ve sor, Dünya'yı kim taşıyacak sonra
Güneş'e bak, kaynağa, parlıyor.
Hiç yalnız olmadın.

Çünkü zamanın var, sonsuzluk
Hayal gücü senin yanında.
Ve biliyorsun, her zaman olarada olacağımı....
vs. vs.

İlla birine benzetmek gerekiyorsa, U2 bu arada.

İrlanda - Jedward - Lipstick



Şimcik ben bu Lady Gaga, Rihanna ve çevresinde gelişen yeni garip pop akımını sevmediğimden ötürü, bu şarkı da onların arasına atılacak bir çöp gibi gözüküyor. Ama onların arasında da çöp müdür yoksa iyi midir, onu bilemiyorum.

Yarışmaya kadar profesyonel bir biçimde hazırlanacakmış İrlandalı ikizler, başarılı olmayı gerçekten istiyorlar. O kadar da imkansız değil. Garip tipler, eğlenceliler, kendi çaplarında ünlüler, şarkı daha iyi söylendiği takdirde ağza takılabilir. Ama hani.. yok.. bilmem...

Dikkat çekecekleri kesin. Çekecekleri dikkatin bir kısmı Slovakya'nın da bir çift ikiz göndermesi nedeniyle dağılabilir de, bakalım...

Belçika - Witloof Bay - With Love Baby


Aaa, akapellaa...
Akapella sevmekle beraber bu şarkıyı her akapellanın etkileyici olmayabileceğinin kanıtı olarak görüyorum. Ha, daha fenası yok mu, vardır elbette, olacaktır.
Daha ne diyeyim? Çok seslilik dışında özel bir durum yok.
Ha bir de Belçika geçen sene ne güzeldi Tom Dice ve gitarıyla...

Romanya - Hotel FM - Change


Bir sorunum yok bu barış'çı, hadi sürdürebilelim'ci, tek başıma bişi yapamam tüm Avrupa yardım et bana'cı, Dünya'yı kurtaran şarkıyla ama özel bir ilgim de yok. Aksan rahatsız edici, abimizin sesi çok jenerik vs. Öyle işte. Fazla denecek bir şey yok. Geçen sene 3. olmuştu Romanya, onu da hatırlatalım.

Arnavutluk - Aurela Gaçe - Kenga İme



Bu senenin ilk dayanabildiğim, sonuna kadar dinlediğim, sonra tekrar dinlediğim Eurovision şarkısı. Yaylılar ve düzenleme dışında, Arnavutça'nın güzelliği de çok şey katıyor. Balkanlar kokan bir parça. Başarılı bir vokal, avaz avaz ve hatta buradan izleyebileceğiniz canlı performansında damarları çıkıncaya kadar bağırmasına rağmen kulağı rahatsız etmiyor. Lorik Cana'nın Arnavut olması vesilesiyle bir duygusal torpil yapmadan, başarılı buldum ama kazanmayacaktır.

Ha bir de oldukça karizmatik ve aslında güzel olan ablamızın iyi bir image making'e ihtiyacı var.

Norveç - Stella Mwangi - Haba Haba



Irkçılık yapmak niyetinde değilim. "Zenci ne arar la Norveç'te" sığlığında bir yorum yapmayacağım, Eurovision'un 23 Nisan Dünya Çocukları Gösterisi'nden farklı olması gerek neticede. Ama bu şarkı ve şov 23 Nisan gösterileri düzeyinde olduğundan ister istemez "aaa yanlış bayrak" dedirtiyor. Bir de Waka Waka'nın üzerinden ancak bir kaç ay geçtiğinden, orijinal bir şey olabilecekken sıkıcı bir şey haline dönüyor.
Yine de vasat üstü, "Damlaya damlaya göl olur, küçük küçük adımlarla her istediğini yaparsın" mealinde bir şarkı, başarılar dileriz.


Almanya - Lena - Taken By A Stranger



Ah Lena ah, hiç beceremiyorsun şarkı söylemeyi. Senin gibiler yüzünden bizim popçular "Ay ben gitmem eurovision'a, orası şarkı söyleme yeri değil" gibi ukalalıklar yapıyor, bilmiyorum farkında mısın...

Bu sene için Almanya, Lena'nın başarısını tekrarlayabileceği hayaliyle (gerçek olabilir mi? göreceğiz) onu yeniden yarışmaya katmaya, hiç değilse mekandaki kalabalığı coşturmaya karar vermişti. 12 tane şarkı hazırladılar, hepsi yeni çıkacak albümünde yer bulacak, onlardan birini de iki yarı final bir finallik süreç sonunda 'Eurovision 2011 Şarkısı' rütbesine terfi ettirdiler: 'Taken By A Stranger'.

Bence, müzik desen müzik yok, ses desen ses yok, öyle bir şarkı işte. Ama ağza takıldığını fark ettim, boş zamanlarımda 'teyykinbaaye sitreyncır' diye gezmekte olduğumdan. Bu nedenle öyle sonuncu olur, böyle sonuncu olur diyemeyeceğim... Zaten sonunu tahmin etmeye çalışmak için çok erken ama neticede bir sadece youtube'da neredeyse 30 milyon kez izlenen Satellite değil.

Tüm Katılımcılar

Şöyle bir tüm ülkeler ve katılımcılarını sıralayan liste yapalım.
Ülke- Şarkıcı- Şarkı- Hangi yarı final şeklinde bir sıralama var.

1. Almanya - Lena - Taken By A Stranger - Final
2. Arnavutluk - Aurela Gaçe - Kenga İme - 1.YF
3. Avusturya - Nadine Beiler - The Secret Is Love - 2.YF
4. Azerbaycan - Nigar & Eldar- Running Scared - 1.YF
5. Belarus - Anastasia Vinnikoca - I Love Belarus - 2.YF
6. Belçika - Witloof Bay - With Love Baby - 2.YF
7. Birleşik Krallık - Blue - I Can - Final
8. Bosna Hersek - Dino Merlin - Love in Rewind - 2.YF
9. Bulgaristan - Poli Genova - Na İnat - 2.YF
10.Danimarka - A Friend in London - New Tomorrow - 2. YF
11.Ermenistan - Emmy - Boom Boom - 1.YF
12.Estonya - Getter Jaani - Rockefeller Street - 2. YF
13.Finlandiya - Paradise Oskar - Da Da Dam - 1.YF
14.Fransa - Amaury Vassili - Sognu - Final
15.Gürcistan - Eldrine - One More Day - 1. YF
16.Hırvatistan - Daria - Celebrate - 1. YF
17.Hollanda - 3JS - Je Vecht Nooit Alleen - 2. YF
18.İrlanda - Jedward - Lipstick - 2. YF
19.İspanya - Lucia Perez - Que Me Quiten Lo Bailao - Final
20.İsrail - Dana International - Ding Dong - 2.YF
21.İsveç - Eric Saade - Popular - 2.YF
22.İsviçre - Anna Rossinelli - In Love For A While - 1.YF
23.İtalya - Raphael Gualazzi - Follia D'Amore - Final
24.İzlanda - Sigurjon's Friends - Aftur Heim - 1.YF
25.Kıbrıs - Christos Mylordos - San Aggelos S'agapisa - 2.YF
26.Letonya - Musiqq - Angel In Disguise - 2.YF
27.Litvanya - Evalina Sasenko - C'est Ma Vie - 1.YF
28.Macaristan - Kati Wolf - What About My Dreams - 1.YF
29.Makedonya - Vlatko Illievski - Rusinka - 2.YF
30.Malta - Glen Vella - One Life - 1.YF
31.Moldova - Zdub si Zdub - So Lucky - 2.YF
32.Norveç - Stella Mwangi - Haba Haba - 1.YF
33.Polonya - Magdalena Tul - Jestem - 1.YF
34.Portekiz - Homens Da Luta - Luta é Alegria - 1. YF
35.Romanya - Hotel FM - Change - 2.YF
36.Rusya - Alexei - Get You - 1.YF
37.San Marino - Senit - Stand By - 1.YF
38.Sırbistan - Nina - Caroban - 1.YF
39.Slovakya - Twiins - I'm Still Alive - 2.YF
40.Slovenya - Maja Keuc - Vanilija - 2.YF
41.Türkiye - Yüksek Sadakat - Live It Up - 1.YF
42.Ukrayna - Mika Newton - Angel - 2.YF
43.Yunanistan - Loukas Giorkas ve Stereo Mike - Watch My Dance - 1.YF

Başlıyoruz...

Şarkılar yavaş yavaş belirlenmeye başladı. Bizimki de ya bu, ya gelecek haftasonu açıklanacak. O açıklandığında rakipleri hakkında da fikir sahibi olmak gerekecek. Dolayısıyla bu blog için artık geldi canlanma zamanı!