1 Ocak 2011 Cumartesi

Yüksek Sadakat'ten Şarkılar

Onları hatırlayınca, gün boyu dinledim ben, sıra sizde:

Kafile


Ben Seni Arayamam


Haydi Gel İçelim


Döneceksin Diye Söz Ver & Aşk Durdukça
(Bu montaj benden.)


İçimde Yağmur'u, Katil& Maktül'ü ve İhtimaller Denizi'ni de tavsiye ederim.

Şehir ve Katılımcılar


En son 4 şehir arasında kararsız kaldıklarını yazmıştım, birbirlerinden zor ayırt ettikleri 4 gelişmiş şehirlerinin olması ne kadar da güzeldi.
Karar verdiler. Yarışma Düsseldorf'ta gerçekleşecek. Sunucular Ange Engelke, Judith Rakers ve Stefan Raab olarak belirlendi.
Raab, uzun yıllarını Eurovision'a vermiş bi Alaman, sanırım onların puanlarını o sunardı, Lena'yı ve başarısını da o sahiplendi. Diğerleri de işlerinde güçlerinde Alaman hatunlar işte.
"Eurovision'da neymiş, modası geçmiş onun yeaaa"cılara inat, finalin satışa çıkan 32.000 bileti kısa sürede tükendi. Umarım gurbetçilerimiz de yoğun ilgi göstermiştir.
Ayrıca asıl müjde, Almanya kazanınca zafer umutları yeniden doğan İtalya'nın resmen katılacak olması! Şebelek kızın birinciliğinin bize en büyük getirisi bu olsa gerek. Umarım sadece katılmakla kalmazlar, işi ciddiye de alırlar.

Bu sene Avrupa'nın 43 farklı ülkesinde delireceğiz!
İşte o ülkeler (size özel, Türkçe alfabetik sıralamasıyla):
Almanya, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belarus, Belçika, Birleşik Krallık (İngilizler işte), Bosna Hersek, Bulgaristan, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldova, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, San Marino, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna, Yunanistan

Türkiye 2011 : Yüksek Sadakat



TRT yeni yılın ilk havayi fişekleri atılır atılmaz açıkladı temsilcimizi: Çok sevdiğim, hemen hemen her şarkısını beğendiğim ama 'Döneceksin Diye Söz Ver'le ayrı bir duygulandığım, geçen sene "Etnik ögeli rock istiyorsanız x'i seçin, neden maNga?" diye maNga'nın 2. albümünü dinlemeden bilmişlik yaparken bahsettiğim x, kaliteli ve Türkiye kokan müzik yapan grup: Yüksek Sadakat.

Hayal kırıklığına uğramamak için beklentiyi fazla yükseltmemek gerektiğini özellikle belirtmeliyim ama, onlardan çıkacak her şarkının kalburüstü olacağından eminim. Eurovision için de özenli bir şekilde çalışacaklardır ve kendilerine özgü soundlarıyla diğer katılımcılardan farklılaşacaklardır.

Zafer olur mu? Almanya'da Türk zaferi çok güzel olurdu, TRT daha iddialı bir ismi seçmeli miydi?
Burada toplumun daha iddialı derken neyden bahsettiği çok önemli. Eğer Hande Yener'se, lütfen uzak dursun, sesini kargalara benzetiyorum, şarkılarını hiçbir şeye benzetemiyorum... Atiye Deniz'se fazla takip etmiyorum ama başarılı bir vokal, güzel bir kadın olduğunun farkındayım. Murat Boz'sa yakışıklı vesaire olduğunu biliyorum ama, o kadar çekimserim ki hakkında kötü bile diyemem.
Türk pop piyasasının genel anlamda iyi günler geçirdiğini düşünmüyorum zaten, Soner Sarıkabadayılaştıramadıklarımızdan birinin katılımı bile yeterince mutlu etti ki beni.
Hele Lena ikinci kez katılıyorken onun karşısına hareketli şarkılı bir solo hatun vokal sürmek, çok saçma olurdu, onu onun gibi olarak yenemezsiniz.
Kısacası 'Daha iddialı bir isim beklerdik.' yorumlarına Tarkan da ikna edilemeyeceği için katılmıyorum. Ama bak Yıldız Tilbe ya da Ajdar daha iddialı olurdu, onlar eşsiz çünkü.
Yüksek Sadakat'in kazanma ihtimalini konuşmak için de şarkılarının açıklanmasını beklemek lazım, hatta diğer ülkelerin şarkıları da belli olmalı kıyaslama yapabilmek için. Bu bile yeterli değil, geçen sene provalar başlarken maNga'nın adı ilk 5 için bile bahsedilmiyordu. Diğerlerinden sıyrılabilecek kalibrede bir şarkı, iyi bir derece için yeterli olacaktır, Eurovision'da diğerlerinden sıyrılabilmek Yüksek Sadakat yeteneğinde bir grup için sorun olmayacaktır.

Türkçe olur mu?
İstatistiklere baktığımızda, son senelerde İngilizce'yle başarının daha olası olduğunu görüyoruz. Bu yorumu yapabilmek için sonuçları incelemek yeterli: İngilizce dışı dillerde yapılan şarkıların; 2010'da en fazla 8. (Yunanistan, OPA), 2009'da 6. (Estonya, Randajad), 2008'de yine 6. (Sırbistan, Oro) olabildiğini görüyoruz.
Tabi ki bu 1.lik için İngilizce'nin şart olduğunu göstermiyor. Sırbistan 2007'de kazanırken şarkıları Sırpça'ydı, 2006'da Bosna'nın Lejla'sı belki sadece 3. oldu ama ben dahil pek çok kişide unutulmaz oldu, tıpkı 2004'ün Lane Moje'si gibi..

Genelde İngilizce'yi savunurum, İTÜ'nün %100 İngilizce olmasını bile savunurum, ama Yüksek Sadakat'in Türkçe bir şarkı söylemesini gerçekten çok istiyorum. Çünkü, müzikleri dilleriyle birlikte güzelleşiyor, aşk-şarap, dönmek, yanmak, kafile... Tabi benim için güzelleşmesi doğal, diğer memleketlerdekiler anlamayınca onlar için manasız diyebiliriz. Ama fonetik burada devreye giriyor ve Tiziano Ferro'nun şarkılarını ya da Le Vent Nous Portera'yı tek kelime anlamadan dinleyebilmemi sağlayan bu olgunun Yüksek Sadakat'in şarkılarında da var olduğunu düşünüyorum. Kısacası Türkçe onlara, onlar Türkçe'ye çok yakışıyor. İngilizce'ye benzesin diye "süpırsıtaaağğrr" diye çığırmalara, ya da anadilin gönlünü almak için nakaratın ucuna Şekerim eklemelere hiiiç gerek duymayacaklardır zaten.

Şimdi olur da ben böyle dedim diye 'Seyirci Türkçe istiyormuş' düşüncesiyle Türkçe yapıp başarılı olamazlarsa sorumluluk kabul etmem.
İnanmıyor musun okur? Yazının başında Yüksek Sadakat'i ben önermiştim aslında dedim, ona neden inandın o zaman la?